Orhan Veli'nin kendine has,doğal anlatım tarzıyla yazdığı,insanı gülümseten ve hemen kendini sevdirmeyi başaran şiiri;
Kim söylemiş beni
Süheyla'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksekkaldırımda, güpegündüz?
Melahat'i almışım da sonra
Alemdar'a gitmişim, oyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galata'ya dadanmışız;
Kafalari çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunlari, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptıgımı.
Ya o, Mualla'yi sandala atip,
Ruhumda hicranin'i soyletme hikayesi?
#6008
(okuryazarbiri , 07.09.2009 23:28)
Gıybet. Bir başkasının hakkında, onun duyduğunda hoşlanmayacağı şeyler söylemek.
#7021
(placebo , 01.10.2009 18:33)
yapılır,hem de öle güzel yapılır ki.rahatlarsın,sonra da gündelik yaşantına devam edersin.
#7192
(anjiyotensin , 03.10.2009 21:04)
türk milletinin sevdiği aktivite. kahvede evde günde komşuda çarşıda pazarda yemekte hatta yatakta bile yapılabilir...
#8426
(horzum , 01.11.2009 12:09)
İnsanlık tarihinden beri var olan bir gerçektir. İnsanların, rahatlamayı sağlamak için seçtiği yollardan biridir. İnsanlarda var olan merak duygusunun sonucudur. Çalışma hayatının dışında yer almak, kişinin zamanının fazla olması, kültürel alt yapısının yetersiz olması, duygusal olarak yeteri kadar kendine güveni olmaması, geleneksel yapı gibi etkenler olaya eğilim kazandırır. Sosyo-ekonomik anlamda yeterli eğitim ve destek verilmezse bu durum toplumda bir hastalık şekline dönüşebilir. Günlük yaşantıda normalize edilmesi yetisi olmayan bireyler yaratabileceği gibi, kendi hayatının boşluğunu başka hayatlarla doldurmaya çalışan ancak sonuçları kötü biten olaylar yaratabilir. Başka insanların özeline girmek bir süre sonra hastalık haline gelerek insanlar arasında seviyesiz ilişkiler oluşmasına hatta şiddete kadar gidebilir.
#8456
(yorgun asklepios , 01.11.2009 22:54)