mumdan kanatlarıyla uçarken güneşin kanatlarındaki mumu eritmesi sonucu ege denizinde boğulduğu rivayet edilen mitolojik karakter.
İkarus miti, öğrenme ve özgürlük tutkusunun bedelini anlatır, belki de anlatılmak istenilen, yaşarken yeni bir hayata doğabilen bireylerin, yani kendisinde köklü değişim yapıp iyi, doğru ve güzele giden ve hakikati arayanın; bulacağı olguların ona ağır bedellerinin olabileceğidir. Peki, biz buna hazır mıyız? Esas soru budur. Yşsam seçimdir ve bedel ödemektir; biz bu bedele hazır mıyız? Neredeyiz? Nereye gitmek istiyoruz? İzleyeceğimiz yolu kendimiz bilinçli bir şekilde mi seçeceğiz? Gerektiğinde daha yüce bir iyilik için küçük bir kötülük yapmayı dahi göze alabilecek güce ve sorumluluğa sahip miyiz? Kendimize hâkim miyiz yoksa rüzgârda yalpalayan yaprak misali etkilere açık mıyız? Kabala öğretisinde hayat ağacında yer alan merhamet ve kuvvet sütunlarını dengeleyebiliyor muyuz yoksa onlar mı bizi yönetiyor? Mikro anlamda bir yaratıcı olabilecek miyiz yoksa adımız bizimle birlikte unutulup gidecek mi?
İkarus olmak, özgürlük ve öğrenme tutkusudur ancak hazır olmadan, kontrolsüz, basamak basamak içselleştirmeden, hakikati hızla ve daha yakından görme ve öğrenme dürtüsü düşüşüne sebep olur.
Kıssadan Hisse ise sudur...
Denildiği gibi: “Işık uykulu gözlere yavaş yavaş verilir.”
#19566
(manicmedicalstudent , 24.11.2010 20:45 ~ 20:45)