böyle tartışıyoruz yok "clitoral" orgazm, yok vajinal orgazm, yok "g-spot" diye. bir kere hala bu "g-spot" denen yapının ispatlanmış bir tarafı yok, literatürde bazı çalışmaların başlığı, "yoksa, bu bir efsane mi?" şeklinde(1). farklı orgazm türlerine gelince; çok yakın bir zamana değin, hekimlerin anatomi bilgisi, ölü bedenler üzerinde yapılan katmansal kesitlere dayanıyordu. açıkçası bu da yetiyordu, hem zaten ne kadar farklı olabilirdi ki? insan öldükten sonra, organları kaybolmazdı ya. burada hesaplanmayan ise kan ve yarattığı basınçla dolan organlardı. helen o'conell isimli hanım ürolog, 2005 yılında, mr ile klitorisi ve komşu yapıları değerlendirdi. sonuç, klitorisin tepede duran bir düğmeden ibaret olmadığıydı. klitoris tüm vajeni her iki yandan sarıyordu, o düğme gibi kısmı, bir tepenin zirvesi olarak düşünmek daha doğruydu(2). bu planlara göre yaptığı anatomik kesitlerde, vajenin çevresinde bulunan tüm dokuların birbiriyle bağlantılı olduğunu gösterdi(3). yetmedi, bütün bu teknikleri birleştirdi ve kadın dış cinsel bölgesinin, yani insan ırkının en fazla alakadar olduğu kısmın, ayrı ayrı yapılar değil, aynı sinirlerden, aynı damarsal yapılardan beslendiğini, her birinin, cinsel uyarılmaya farklı düzeylerde de olsa tepki verdiğini gösterdi(4). kadın dediğin organizma bir bütünmüş, onu ayrı parçalar halinde düşünmek ise bayağı yanlışmış.
1.
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20731302 2.
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15879834 3.
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16145367 4.
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/18564153