dünya sağlık örgütü, 2005 yılında, 24000 kadın üzerinde ve 10 ayrı ülkenin toplamda 15 değişik şehrinde yaptığı bir çalışmayı yayınlandı. bu çalışmaya göre, kadına uygulanan şiddet, katlanarak artıyor. şiddetin sıklıkla müsebbibi, kadınla evlilik, 1. derece akrabalık gibi "meşru" gerekçelerle aynı evde yaşayan erkekler. zenginlik, kadını şiddete karşı korumazken, eğitim o da yüksek lisans/doktora seviyesindeyse koruyor. çalışmayı yapanlar, bu "eğitimin, şiddetten koruduğu" bulgusunun yanına, "olası sosyal sonuçlar nedeniyle bu kadınların, maruz kaldıkları şiddeti gizleme ihtimali"ni gerekçe göstererek, kocaman bir soru isareti koyuyorlar. çalışmanın daha ilginç bir bulgusu ise, mesela, brezilyanın en fakir semtinde tecavüze uğrayarak öldürülen kadının, herhangi bir sosyal statü farkı gözetmeksizin tüm kadınları aynı oranda korkutması. yani tarlabaşı'nda tecavüze uğrayan bir kadının, nişantaşı'nda yaşayan bir kadını korkutması ve hayatını bu korkuya göre değiştirmesi gayet olası ve bir o kadar da bilimsel bir tespit oluyor. "kadın olma" ortak bilinci, hani o üzerine çıkılamayacağı iddia edilen sınıf çelişkisinin üzerine gayet ispatlı bir şekilde çıkabiliyor, çıkıyor.
http://www.who.int/...ence/who_multicountry_study/en/