İşte bir kaybedenler kulubü üyesi daha. Beğendiği kıyafet üstüne olmaz, üstüne olanı o beğenmez. Zavallı beli, bacakları onca ağırlık nedeniyle hep ağrır. Kadınsa eğer büyük memelerini taşıyan sırtı da...Ha tabi o memeleri dik tutmak imkansız, taşıyacak sütyen bulmak da zordur. 2 kat merdiven çıksa körük gibi solur, 2 sokak yokuş yukarı çıksa kan ter içinde kalır. Evet hep terler ve kokar. Otobüste, dolmuşta yanına oturduğu insanı sıkıştırma ve ezme stresi cabası...Bazıları sevimlidir, bazıları tamamen antipatik; karşı cins tarafından pek tercih edilmezler. Sosyal ilişkileri sıkıntılıdır, zira onlar bir topluluğa girdiklerinde insanların zihninde "şişko" olarak belirirler, bu imajı yıkmak nerdeyse imkansızdır. Çalışma hayatı problemdir, bir işe başvurduğunda ilk prezente ettiği özelliği kilolarıdır, diplomaları veya referansları değil. Plajda herkes onlara bakar, denize girdiklerinde herkes aynı fikirde olur: "deniz taştı"
Evde, iş yerinde, topluma açık yerlerde sık sık sandalyeleri kırılır, .ötleriyle dağ devirirler..Ameliyat masasından 6 kişi tarafından kaldırılırlar. Tabi kolesterol, diabet, hipertansiyon, koroner arter hastalıkları, tromboz gibi medikal risklerden bahsetmeye gerek yok. Ve bazıları kilolarıyla barışık olduklarını iddia etseler de tüm bunların getirdiği bir kronik depresyon halleri vardır.Dedim ya o bir kaybedendir aslında...
*