Başlarken yadırgansa da, sonraları kişinin en mutlu olduğu yerin evi olması durumudur. Ev bir kaledir artık, kişi de komutandır, kraldır. Hangi saatte eve gelip gideceğine tek başına karar vermektir. Akşam yemek yapmama ve yemek yememe lüksünün olmasıdır. Salonda, ışık açıkken uyuyakalmaktır. Evde çırılçıplak oturabilmektir. Belki aylarca evinden muhtelif yerlerinde yatmak, ama yatak odasında yatmamaktır. Oturduğun hane içinde gelişen herşeyden sadece kendine açıklama borçlu olmaktır. Gel gelelim, bu kalenin askeri olmaktır aynı zamanda. Tek başına pislettiğin gibi tek başına temizlemektir. Faturaları yatırmak, patlayan ampulleri değiştirmek, eşya tamir etmeyi öğrenmek, beceremediğinde mahallenin tamirci esnafıyla tanışmaktır. Geceleri tuhaf sesler duyduğunda ürkmektir bazen. Evden çıkarken ocağı, kombiyi, muslukları, pencereleri kontrol etmektir. Komşuların acıyarak verdiği bir tabak yemeği vicdan azabı duymadan çöpe dökmektir. Misafir potansiyelinizin bir kısmını sevgiliyle birlikte olmak için kapalı mekan sıkıntısı çeken arkadaşların oluşturmasıdır. Buzdolabında bir şişe baileys, süt ve koladan başka birşey olmamasıdır. Bir kedi almanın veya hayat arkadaşı edinmenin zamanı gelmiştir...
#16196
(yorgun asklepios , 19.05.2010 22:31 ~ 23:04)